Denizli’de Ensar Vakfı’nda her hafta düzenlenen geleneksel toplantının bu haftaki konusu İstanbul’un Fethiydi. İstanbul’un fethinin 570. Yılı nedeniyle Anadolu İmam Hatip Lisesi Tarih Öğretmeni Levent Vural, tarihin akışını değiştiren fethi her yönüyle katılımcılara anlattı. Hazreti Muhammed (SAV) 'in "İstanbul elbette fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, konu fetheden asker ne güzel askerdir." şeklindeki sözlerinin Müslüman devletlerin de bu övgüye mazhar olmak için defalarca İstanbul'u kuşatmasına yol açtığına dikkat çeken Vural, İstanbul’un ilk kez 1061 tarihinde Tuğrul bey tarafından kuşatıldığını söyledi. İstanbul’un farklı tarihlerde defalarca kuşatıldığın dikkat çeken Vural, “İstanbul’un fethi öncesinde Fatih Sultan Mehmet’in talimatıyla çok önemli fetih hazırlıklarına başlandı. Şehrin dışarıdan destek almaması için Zağanos Paşa 1452 başlarında Anadolu Hisarı'nı güçlendirdi, ağustosta ise Rumeli Hisarı tamamladı. Böylece Karadeniz'le Bizans'ın iaşe ve ikmal bağlantısı kesilerek İstanbul'a askeri yardımların engellenmesi sağlandı. Osmanlı'ya hizmet teklifinde bulunan Urban isimli Macar top döküm ustasının yaptığı ilk top Rumeli Hisarı'na yerleştirildi ve bu top sayesinde İstanbul Boğazı'nı izinsiz geçmek isteyen Venedikli Antonio Rizzo'nun idaresindeki gemi batırıldı. Bu topun başarısı surları yıkabilmek için daha çok ve büyük topların yapımına ihtiyaç olduğunu gösterdi. Edirne'de büyük top dökümü işi başlatıldı. Büyük toplar, 64 günlük zorlu bir yürüyüşten sonra İstanbul önlerine geldi.

Kenti teslim edin çağrısı yapıldı
Hisarın tamamlanmasının savaş sebebi olduğuna dikkat çeken Vural, inşaat sırasında Bizans ve Osmanlı birlikleri arasında küçük çaplı çatışmalarında yaşandığına dikkat çekti. Vural, “2. Mehmet Bizans İmparatoru 11. Konstantinos'tan kenti teslim etmesini talep ederek resmen savaş ilan etti. İlk büyük genel taarruz 18 Nisan günü gerçekleştirildi. Beşiktaş-Kabataş arasında kalan ufak koydan Kasımpaşa'ya uzanan vadide bir süredir hazırlanan özel bir yol aracılığıyla 60 gemi karadan yürütülerek Haliç’e indirildi. Bu hamle Urban'ın döktüğü devasa topun etkisine benzer şekilde şehri savunanlar ve içerideki halk üzerinde büyük bir psikolojik etki oluşturdu. Topkapı surları ve burada bulunan yüksek kule, ağır topçu ateşi ve başarılı lağım faaliyetleri sonucu kulenin altına yerleştirilen barut fıçılarının ateşe verilmesiyle yıkıldı. 11. Konstantinos, beraberindeki askerlerle Yedikule civarında azap askerleri tarafından sıkıştırılarak öldürüldü. Artık "Fatih" unvanını almaya hak kazanan 2. Mehmet öğle üzeri muzaffer bir kumandan olarak şehre girdi ve Ayasofya’nın kubbesine çıkarak olup bitenlere göz gezdirdi. Sonra şehir halkına can ve mal güvenliği temin ederek başkent yapacağı şehrin daha fazla zarar görmemesi için özel itina gösterdi.

Tarihin akışı değişti
Büyük zaferle birlikte dünya tarihinin de seyrinin değiştiğini hatırlatan Vural, “Orta Çağ'ın en güçlü kara ve deniz kaleleri, Fatih Sultan Mehmet'in kuşatma teknikleri, ateşli silahları ve düzenli askeri gücü karşısında yenilmiş oldu. İstanbul'un fethi ile 1058 yıllık Bizans İmparatorluğu sona erdi, Orta Çağ kapandı ve Yeni Çağ başladı. İstanbul, Osmanlı Devleti'nin yeni başkenti oldu. Haçlıların tahrip ettiği İstanbul ayağa kaldırıldı. Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u aldıktan sonra reformlar gerçekleştirerek Osmanlı'nın klasik çağını başlattı. Fetihle birlikte hem İslam hem de Hristiyan dünyasında büyük bir şöhret kazanan Fatih, 1204'teki 4. Haçlı Seferi büyük tahribata uğrayıp gerilemeye başlayan şehre eski ihtişamını kazandırmak için çaba harcadı. Fatih'in mirasıyla sonraki devirlerde İstanbul eski günlerini de aşarak dünyanın en önemli şehirlerinden birisi haline geldi. Atalarımızın bize vatan kılan bu topraklar için tarihimizi iyi bilmek ve ondan ders çıkarmak, emanetlere sahip çıkmak, birlik ve beraberliğimizi korumak ve gelecek nesillere gurur duyacakları bir ülke bırakmak hepimizin görevidir. Fethin 570. yıldönümünde, Fatih Sultan Mehmet Han, Hoca Akşemsettin ve Ebu Eyyüb El-Ensari'yi ve bu güzel vatan için canlarını feda eden tüm şehitleri rahmet ve şükranla anıyoruz” dedi. Toplantının sonunda Ensar Vakfı Denizli Şube Başkanı Hüseyin Karademir, tarihçi Levent Vural’a teşekkür etti.